Aile içi çatışmalar ve sosyal desteğin azalmasının hastalığın tetiklenmesinde rol oynayabildiğini vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Eğer ailenin veya çevrenin hastalığa yönelik farkındalığı düşükse bu, kişinin tedaviye ulaşmasında birtakım engellere ve ihmale sebep olabilir. Bu nedenle yalnızca hastanın farkındalığının arttırılması değil, ailenin de eğitilmesi oldukça önemlidir.” dedi.

 
Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, duygusal değişimlere yol açan bipolar bozukluk hastalığının belirtilerini, tedavi sürecini ve ailelerin rolünü anlattı.

Yağız, bipolar bozukluğun kişinin duygudurum ve davranışını etkileyebilen psikiyatrik bir hastalık olduğunu belirterek, “İki uçlu mizaç bozukluğu, manik depresif hastalık olarak da biliniyor. Bipoların bir ucunda depresif dönem diğer ucunda ise mani dönem olarak adını verdiğimiz epizodlar bulunur. Kişide yoğun çökkünlük ve mutsuzluktan, taşkın bir enerjiye uzanan ciddi değişikliklere yol açar.” dedi.

MANİ DÖNEMDE KİŞİDE AŞIRI COŞKULU, TAŞKIN BİR DUYGUDURUM GÖRÜLÜYOR

Mani döneminde kişide aşırı coşkulu taşkın bir duygudurum görülebildiğini ifade eden Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Kişinin kendine olan güveninde, enerjisinde, konuşma hızında, libidosunda, gergin ya da ani hareketlerinde artış görülebilir. Kişi her zamankinden az uyku ihtiyacı hissedip az uyumasına rağmen enerjik olabilir. İrritabilite dediğimiz kavgaya yatkınlık artabilir. Aşırı para harcamaları olabilir. Yapacakları ile ilgili gerçekdışı birtakım inanışları olabilir. Muhakeme ve yargılama zayıflayabilir. Odaklanmada güçlük, bir düşünceden diğerine atlama, zihinde düşüncelerin uçuşması, düşünmeden hızlı kararlar verme gibi belirtiler mani döneminde görülebilir.” diye konuştu.

DEPRESYON DÖNEMİNDE MANİNİN AKSİNE UYKUDA ARTIŞ GÖRÜLÜYOR

Depresyon döneminde ise manideki o aşırı coşkulu taşkın duygudurumun aksine çökkün, üzüntülü, sıkıntılı, boşlukta hissetme gibi hisler görülebildiğini de anlatan Uzman Klinik Psikolog Penbesel Özdemir Yağız, “Kişi gittikçe ilgisini ve isteğini yitirmeye başlar, bu duruma enerjisindeki azalma eşlik eder. Karşılaştığı problemlere yönelik baş etmede güçlükler yaşar. Özbakımı azalır. Uykuya dalmada ve erken uyanmada güçlük yaşar. Yine maninin aksine uykuda artış görülebilir. İştah artabilir ya da azalabilir. Kişi kendini tükenmiş ve çoğu zaman yorgun hissedebilir. Düşünce akışı yavaşlar, karamsarlık ve umutsuzluk eşlik eder. Kendisine zarar verme veya intihar düşünceleri bu belirtiler arasında görülebilir.”

Kaynak: igf